Sizi Genclerhirdavat’da “Hisse üzerinden kredi çekilir mi” konusuyla ilgili özenle hazırlanmış bu içeriğe bekliyoruz.
Hisse Üzerinden Kredi Çekilir mi? Bir Defterin Arasında Kalan Hayatım
Kayseri’de kış erken gelir. Özellikle akşamüstleri ayaz bir anda çöker şehrin üstüne. O gün de öyle olmuştu. Cumhuriyet Meydanı’ndan eve yürürken ellerimi montumun cebine sokmuş, kafamın içindeki düşünceleri susturmaya çalışıyordum. İnsan bazen aynı anda hem umutlu hem korkmuş hissediyor. Ben o gün tam olarak öyleydim.
Telefon ekranında sürekli aynı cümle duruyordu:
“Hisse üzerinden kredi çekilir mi?”
Bunu Google’a belki on kere yazmıştım. Silip tekrar yazıyordum. Çünkü aslında cevabını aradığım şey sadece finans değildi. Ben biraz da çıkış yolu arıyordum.
Babamın Sessizliği ve Benim İçimdeki Gürültü
Babam uzun zamandır konuşurken gözlerini kaçırıyor. Eskiden öyle değildi. Çocukken sofrada en çok konuşan oydu. Şimdi yemek yerken sadece çatal sesi çıkıyor.
Geçen sonbaharda dükkânı kapatmak zorunda kaldı. Küçük bir oto yedek parça işi vardı. Borçlar, çekler, ertelenen ödemeler derken bir sabah kepengi açmadı.
İnsan bazı yenilgileri yüksek sesle yaşamıyor.
Ben bunu babamdan öğrendim.
O süreçte evde herkes birbirine güçlü görünmeye çalışıyordu ama geceleri odama geçince annemin sessizce ağladığını duyuyordum. O ses insana çaresizliği öğretiyor.
Ben de o günlerde borsaya merak salmıştım. Belki biraz umut olsun diye. Belki elimde kontrol edebileceğim küçücük bir şey olsun diye.
Hisse Senetleriyle Kurduğum Sessiz Hayal
İlk yatırımımı yaptığım günü hâlâ hatırlıyorum. Çok büyük bir para değildi. Zaten bende hiçbir zaman büyük paralar olmadı. Ama ekranda yeşil rakamları görünce garip bir heyecan hissetmiştim.
Sanki hayat ilk kez bana küçük bir ihtimal vermişti.
Her gece günlük yazıyorum ben. Defterimin bir sayfasında şöyle yazmışım:
“Belki bir gün bu hisseler hayatımı değiştirir.”
Şimdi okuyunca biraz hüzünlü geliyor. Çünkü insan 25 yaşında hayal kurarken bile temkinli olmamalı.
Ama biz biraz erken büyüdük galiba.
Bir Kahve Masasında Duyduğum Cümle
Arkadaşım Emre’yle Hunat tarafında küçük bir kafede oturuyorduk. O benden daha rahat biridir. Hayatı fazla kafaya takmaz.
Ben sürekli telefon ekranına bakınca güldü.
“Ne oldu yine?”
Dedim ki:
“Hisse üzerinden kredi çekilir mi diye araştırıyorum.”
Önce şaka yaptığımı sandı. Sonra yüzümdeki ifadeyi görünce ciddileşti.
Çünkü gerçekten sıkışmıştım.
Annemin ameliyat masrafı çıkmıştı. Babam hâlâ düzenli iş bulamıyordu. Benim maaş desen zaten ayın ortasında bitiyordu.
İnsan sevdiği insanlar zor durumdayken kendini korkunç hissediyor.
Yetersiz hissediyor.
Hisse Üzerinden Kredi Çekilir mi?
O gün öğrendim ki bazı bankalar hisse senetlerini teminat göstererek kredi verebiliyor. Ama bunun için belli şartlar gerekiyor. Hisselerin değeri, risk oranı, bankanın politikası…
Aslında teknik olarak mümkün.
Ama mesele sadece mümkün olması değil.
Ben o gece sabaha kadar uyuyamadım. Çünkü elimdeki hisseleri teminat göstermek demek, geleceğe dair küçücük umudumu da riske atmak gibi hissettirdi.
İnsan bazen parasını değil, ihtimallerini kaybetmekten korkuyor.
Defterime Yazdığım Cümle
O gece günlüğüme şunu yazmışım:
“Bir insanın geleceğini teminat göstermesi ne kadar ağır bir şey.”
Hâlâ okuyunca boğazım düğümleniyor.
Çünkü gerçekten öyleydi.
Ben kredi çekmeyi değil, biraz nefes almayı istiyordum aslında.
Annemle Mutfakta Geçen O Gece
Saat gece bire geliyordu. Su içmek için mutfağa geçtiğimde annem de oturuyordu. Işık yanmıyordu. Sadece sokak lambası vuruyordu pencereye.
Bana bakıp gülümsedi ama yorgundu.
Anneler üzgünken bile çocuklarını rahatlatmaya çalışıyor.
“Uyumadın mı?” dedi.
“Uyuyamadım.”
Bir süre sessiz kaldık. Sonra bana şunu söyledi:
“Sen her şeyi çözmeye çalışıyorsun.”
İşte o cümle beni dağıttı.
Çünkü doğruydu.
Evde herkes güçlü görünmeye çalışırken ben içimde sürekli panik taşıyordum. Sürekli hesap yapıyordum. Sürekli çözüm arıyordum.
Telefonu açıp yeniden baktım:
“Hisse üzerinden kredi çekilir mi?”
Bazen insan aynı soruyu tekrar tekrar sorunca cevabın değişeceğini sanıyor.
Kayseri’nin Soğuğu ve İçimdeki Baskı
Kayseri’nin sabahları serttir. Özellikle kışın işe giderken insanın yüzü acır. O sabah otobüs durağında beklerken herkesin yüzünde aynı yorgunluk vardı.
Bir adam telefonla konuşuyordu:
“Krediyi çekemezsek iş kapanacak.”
O cümleyi duyunca başımı çevirdim.
Son zamanlarda herkes borç konuşuyor. Kredi konuşuyor. Faiz konuşuyor.
Kimse gerçekten yaşamak istediği şeyleri konuşmuyor artık.
Genç Olup Sürekli Kaygı Taşımak
25 yaşındayım ama bazen kendimi kırk gibi hissediyorum.
Gelecek planı yaparken bile korkuyorum. Çünkü her şey çok hızlı değişiyor. Maaş yetmiyor. Kiralar yükseliyor. İnsan birikim yapamıyor.
O yüzden hisse senedi alan birçok genç aslında zengin olma hayali kurmuyor.
Biraz güven arıyor.
Bir ihtimal arıyor.
Ben de öyleydim.
Kredi Başvurusu Yaptığım Gün
Bankaya giderken ellerim titriyordu. Çok garip bir histi.
Normalde sakin biriyimdir ama o gün içimde sürekli bir düğüm vardı.
Görevli kadın bilgisayara baktı. Hisselerimle ilgili birkaç soru sordu. Sonra prosedürleri anlattı.
Ben onun söylediklerinin yarısını bile duymadım.
Çünkü aklımda tek bir düşünce vardı:
“Hayat gerçekten buraya mı geldi?”
İnsan bazen küçücük yaşlarda hayal ettiği yetişkinliğe ulaşıyor ama o hayalin içinde hiç böyle sahneler olmuyor.
Ben çocukken büyüyünce gece kredi hesaplayacağımı düşünmezdim.
Bankadan Çıkınca Ağladım
Evet, gerçekten ağladım.
Bankadan çıkıp yürürken hava inanılmaz soğuktu. Ama içimdeki ağırlık daha kötüydü.
Çünkü mesele sadece para değildi.
Kendimi yorulmuş hissediyordum.
Sürekli güçlü olmaktan yorulmuş.
Sürekli çözüm üretmeye çalışmaktan yorulmuş.
Bir banka önünde durup uzun süre nefes almaya çalıştım. Sonra telefonumun notlar kısmına şunu yazdım:
“İnsan bazen sadece biri gelip her şey düzelecek desin istiyor.”
Umut Çok Küçük Şeylerden Çıkabiliyor
Birkaç hafta sonra işler biraz toparlanmaya başladı. Annemin ameliyatı iyi geçti. Babam eski bir arkadaşının yanında çalışmaya başladı.
Ben de o süreçte şunu fark ettim:
İnsan en karanlık dönemlerde bile tamamen umutsuz kalamıyor.
Bir akşam günlüğümü karıştırırken eski sayfalara denk geldim. Sürekli aynı şeyleri yazmışım:
“Korkuyorum.”
“Yetişemiyorum.”
“Ya olmazsa?”
Ama sayfaların arasında başka cümleler de vardı:
“Belki düzelir.”
“Bir yol bulunur.”
“Dayan.”
Sanırım hayat tam olarak böyle ilerliyor.
Hisse Senedi, Kredi ve İnsan Kalbi
Bugün biri bana “Hisse üzerinden kredi çekilir mi?” diye sorsa teknik cevabı veririm:
Evet, bazı durumlarda mümkün.
Ama ben artık bu sorunun duygusal tarafını da görüyorum.
Çünkü bazen insanlar yatırımını büyütmek için değil, ailesini ayakta tutmak için kredi düşünüyor.
Bazen mesele finans değil.
Kaybetme korkusu.
Yetişememe hissi.
Sevdiklerini koruma çabası.
Defterimin Son Sayfasındaki Not
Dün gece günlüğüme şunu yazdım:
“Hayat bazen insanı çok sıkıştırıyor. Ama yine de sabah olunca çay koyup devam ediyorsun.”
Galiba büyümek biraz bu.
Tam olarak hazır hissetmeden devam etmek.
Korkarken bile yürümek.
Ve bazen internette “hisse üzerinden kredi çekilir mi” diye aratırken aslında kendi hayatına tutunmaya çalıştığını fark etmek.