İçeriğe geç

Zalim Şeddâd kimdir ?

Zalim Şeddâd Kimdir? Kayseri Sokaklarından Bir Düş

Kayseri’nin sert rüzgârını her zaman hissetmişimdir. Özellikle akşamları, çarşının taş sokaklarında yürürken, rüzgâr yüzümü yalayıp geçerken bir garip hüzünle dolarım. İşte böyle bir akşam, günlüğüme yazarken, birden aklıma Zalim Şeddâd kimdir sorusu düştü. Daha önce tarih kitaplarında, dedemin anlattığı kıssalarda duymuştum adını ama o gün bir şey farklıydı; sanki sorunun cevabı sadece satırlarda değil, kendi duygularımda gizliydi.

O Sabah ve Küçük Bir Hayal Kırıklığı

Sabah işe giderken otobüste camdan bakıyordum. Hava griydi, her yer puslu ve Kayseri’nin o taş sokakları biraz daha sessiz görünüyordu. O gün iş yerinde bir arkadaş, sohbet arasında “Zalim Şeddâd kimdir?” diye sordu. Ben, kalbimdeki o garip boşluğu hissetmeden edemedim.

Dedemin anlattığı hikâyeleri hatırladım: Zalim Şeddâd’ın öfkesini, kibirini ve adaletsizliğini. Çocukken bu hikâyeler bana çok korkutucu gelirdi. Ama şimdi, 25 yaşında, iş hayatında günlük tutan bir genç olarak, o hikâyeyi bir metafor gibi hissediyordum. Şeddâd, sadece bir kral değil, aynı zamanda insanın kendi içindeki karanlık tarafın simgesi gibiydi. Ve ben o gün iş yerinde bir türlü fark edemedim: bu Şeddâd benim kendi hayal kırıklıklarımı, kırgınlıklarımı, hırslarımı temsil ediyordu.

O An İş Yerinde Hissettiklerim

Toplantı odasında herkes bilgisayar ekranına bakarken ben birden dalıp gittim. Zalim Şeddâd kimdir sorusu kafamda yankılandı. Kendi hayatımdaki küçük adaletsizlikleri düşündüm: projelerimin göz ardı edilmesi, emeğimin fark edilmemesi, belki de birilerinin kibirli tavırları… İçimde bir öfke vardı, ama aynı zamanda tarifsiz bir umut da: Şeddâd gibi zalim olmayı reddetmek, insan kalmak. O an fark ettim ki, Şeddâd sadece eski bir kıssa değil, her gün karşılaştığımız insan davranışlarının bir aynasıydı.

Akşam Üzerine Düşen Hüzün ve Hatıralar

İş çıkışı çarşıya yürüdüm, ellerim cebimde, başımda hafif bir ağrı vardı. Sokak lambalarının altındaki uzun gölgeleri izlerken, kendi çocukluğumu düşündüm. Dedemle oturup eski hikâyeleri dinlediğimiz akşamlar… Zalim Şeddâd kimdir diye sorardım, o ise gözlerinde bir hüzünle anlatırdı. Şeddâd’ın zalimliği, adaletsizliği, insanları korkutması, çocuk kalbimi ürkütürdü ama aynı zamanda merakımı da tetiklerdi.

O akşam bir bankta otururken, yanımda bir grup çocuk oyun oynuyordu. Kimi gülüyor, kimi bağırıyordu. Onların masumiyeti birden bana Şeddâd’ın hikayesini düşündürdü. İnsan, zalimlik ve kibirle dolu olduğunda, etrafındakilerin masumiyetini nasıl yok edebileceğini görebiliyor. İşte o an, hissettiğim hayal kırıklığı daha da derinleşti. Ama kalbimde bir umut da vardı: herkes gibi ben de bir gün daha iyi olabilirim.

Gecenin Sessizliği ve İçsel Diyalog

Eve dönerken Kayseri’nin sessiz caddelerinde yürüdüm. Elimdeki günlüğü açtım ve bir sayfa ayırdım. Şeddâd hakkında yazmak istedim. Kelimeler dökülmeye başladı: Zalim Şeddâd kimdir sorusunun cevabı sadece tarihte değil, benim içimdeki korkularda ve umutlarda gizliydi. Öfke, kırgınlık, hayal kırıklığı… Hepsi bir aradaydı. Ama bir yandan da küçük bir umut vardı: insan her zaman değişebilir, zalimliği reddedebilir, iyiliği seçebilir.

O gece, pencereyi açtım ve dışarı baktım. Kayseri’nin soğuk rüzgârı yüzüme çarptı ama içimde bir sıcaklık vardı. Çünkü anladım: Zalim Şeddâd kimdir sorusunun cevabı, sadece bir kralın adı değil; insanın kendi içindeki karanlık ve aydınlık arasında verdiği mücadelede saklıydı.

Kendi Günlüklerimde Şeddâd’ın İzleri

Son birkaç yıldır günlük tutuyorum. O günkü yazımda şunları hissetmiştim: “İçimdeki küçük Şeddâd’ları fark etmek, onları yenmek için ilk adım.” Gerçekten de öfke ve kırgınlık bazen öyle büyüyor ki, insan onları dışarıya yansıtıyor. Ama fark ettim ki, yazmak, gözlemlemek, insanları anlamak, içindeki zalimliği kontrol altına almak için en güçlü araç.

Herkes kendi hayatında küçük Şeddâd’larla karşılaşıyor. Patron, arkadaş, aile üyesi veya kendimiz… Önemli olan, bu karanlıkla nasıl başa çıktığımız. Benim için günlük yazmak, Şeddâd’ı anlamak ve ondan ders almak demek.

Son Söz: Zalim Şeddâd Kimdir?

Zalim Şeddâd kimdir sorusu, Kayseri sokaklarında yürüyen bir gencin hisleriyle birleşince başka bir boyut kazanıyor. O, sadece tarih kitaplarındaki bir isim değil; öfkenin, kibirin, hayal kırıklığının ve umutla mücadele eden insan ruhunun bir simgesi.

O akşam günlüğüme şunu yazdım: “Şeddâd’ı anlamak, kendimi anlamak. Kendi içimdeki zalimliği fark etmek ve iyiliği seçmek.” Ve gerçekten de hissettiğim her duygu, hayal kırıklığı, heyecan ve umut, Zalim Şeddâd’ı daha yakın ve daha gerçek kılıyor.

Kayseri’nin taş sokakları hâlâ sessiz. Ama içimde bir ışık yanıyor; belki bir gün, Şeddâd’ın hikayesinden öğrendiklerimi başka birine anlatırken, aynı heyecan ve umutla gülümseyeceğim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort deneme bonusu veren siteler 2025
Sitemap
ilbet mobil girişbetexpergiris.casinobetexper girişTürkçe Forum